|
RahmiHoca
|
 |
« : Temmuz 19, 2007, 06:46:59 ÖÖ » |
|
"ANLAMAK AFFETMEKTİR" İSMİNİ HATIRLAYAMADIĞIM BİR YABANCIYA AİT OLAN BU SÖZ SİZE NE ANLATIYOR.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 21, 2007, 02:19:25 ÖÖ Gönderen: RahmiHoca »
|
Logged
|
|
|
|
|
fthtsn
|
 |
« Yanıtla #1 : Temmuz 19, 2007, 10:21:25 ÖS » |
|
hocam bu sözü kim söylemiş, bunu da bilsek iyi olurdu aslında. sözlükte affın tanımı şöyle yapılmış; Af, genel anlamda, bir kişinin kusurunun bağışlanması demektir. Bütün toplumların aileden başlayarak, okulda ve toplum içinde nasıl davranılacağına ilişkin kuralları vardır. Bu kurallara aykırı hareket etmek suç ya da kabahat olarak kabul edilir. Bununla birlikte bir baba çocuğunun, bir öğretmen öğrencisinin bazı kuraldışı davranışlarını bağışlayabilir. Hukukta af ise, devletin suç işleyip hüküm giymiş bireyleri bazı durumlarda bağışlamasıdır. Bu durumda af, bir mahkemece verilmiş cezanın, hatta doğrudan doğruya suçun yok sayılmasıdır.
burada sorduğunuz affetmenin, hukuksal bir suçun affı olmadığı kesin. bir katilin, bir hırsızın vs. affı onu anlamakla mümkün değildir.
sevdiklerimizle yaşadığımız problemler, bize karşı yapılan yanlışların affında ise dediğiniz tamamen doğru. bir hatada karşıdakini silmek normal değildir. veya onu hiç dinlemeden, yargısız infaz yapmak ta. her şeyin başı karşılıklı konuşma, birbirini doğru şekilde dinleme. sevdiğiniz ve sizi seven bir insanın, size yaptığı yanlışın elbet bir sebebi vardır. veya sebepsizdir, istem dışı, sizi kıracağını hiç düşünmeden yapılmıştır. bu durumda karşıdakine sormak, onu dinlemek ve nedenini anlamak, onu çok rahat bir şekilde affetmemizi sağlayacaktır. anlamamak, dinlememek ve peşin hüküm vermek toplumumuzu bu duruma getirmiş ve birbirinden kopuk, yalnızlığı seçmiş bireyler haline gelmişiz. herşeyin çözümü karşılıklı konuşma, biribirini anlama ile mümkündür.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
mustibulut
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 2
|
 |
« Yanıtla #2 : Temmuz 21, 2007, 07:05:59 ÖÖ » |
|
Hüküm verip yargılamak, insanlar için kolay olandır. Önyargılı ve öz eleştiriden yoksun olmak, birşeye veya bir kimseyi yargılarken tam anlamıyla düşünmeden karar vermek. Oysa ki duruş yeri ve bakış acısını değiştirmek, olayları veya kişileri fiziki nitelikleriyle değil manevi ve zihni boyutlarıyla kavramalıyız, düşünmeliyiz. Düşünmek bir zihin yolculuğudur. düşünen insan empati hassalarını geliştirmiş insandır. olaylara alışıla geldiği gibi bakıp karar vermek artık cok kullanıldığı için tabiatın bi parçası haline gelmiştir. Fazla düşünmeyi gerektirmez. Halbuki Empati kullanmak, bir meseleye bakarken kendimiz olmaktan cıkarak başkalarının bakış acısını kullanmak demektir. enpatiyi kullanmak cok zordur. Mükemmel bir bilgi birikimine sahip olmanız grekir. Aynı şeye bakan ik insan birbirinden farkılı anlamlar cıkartabilirler, adet arttıkça bu anlamlarda çeşitlenir. O yüzden “anlamak affetmektir” denilmiştir. Anlamak affetmektir çünkü size karşıdan çok yaralayıcı ve incitici gibi görünen bir davranışın sebeplerine nüfuz edebildiğinizde, yani kendinizi o kişinin yerine koyduğunuzda, o incitici davranışın aslında pek de hata gibi görünmediğini farkedersiniz.. İnsan çoğunlukla kendi davranışlarını haklı görmek eğilimindedir. Hata etmişim, yanıldım , gibi sözleri okadar az duyuyoruzki çevremizde. . Hiç hata işlemeyene değil, başkalarının ikazına gerek kalmadan kendi yanlışını çok kısa sürede farkedebilen insanlara “kâmil” diyoruz. Bir başkasının ikazı üzerine hata yaptığını fark ve kabul etmek de büyük erdemdir. Ömrümüzün her ânı, irili ufaklı, önemli veya önemsiz pek çok karar vermekle geçiyor. ANLAMAK ,AFFETMEKTİR. anlamayı murad edinirseniz, affeder, hatta seversiniz
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Goplu
|
 |
« Yanıtla #3 : Temmuz 23, 2007, 02:28:08 ÖS » |
|
fthtsn'a sözlük çalışmasından dolayı teşekkür ederek cevabıma başlamak isterim. Ben iki cevaba da katılıyorum diyim. Toparlamaya çalışırsam; insanlar yaptığı hareketleri kendince doğru bulduğu için yapıyor. Eğer yapılan bir hata varsa (madem affetmek gibi bir eylem söz konusu) bunu arkasında yatan sebepleri anlamak, insana karşısındaki kişinin bu hatayı yapmasına sebep olan eksik noktalarını farketmesine ve bu sebepten dolayı affetmesine sebep olur diyebilirim. Eğer sorunun cevabı bu ise, bu sefer de benim aklıma "her anlaşılan hata affedilir mi?" sorusu geliyor. Ard niyetli yapılan hata diye bir kavramı nereye oturtturmalıyız? Peki neden cehennem diye bir kavram var? Kafam gene karıştı 
|
|
|
|
|
Logged
|
Duydum ki kalpten kalbe açılan bir pencere varmış, Ama eğer hiç duvar yoksa, Bir pencereye bile gerek yoktur. Mevlana
|
|
|
MERVE ÇOBAN
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 4
|
 |
« Yanıtla #4 : Aralık 23, 2009, 08:44:11 ÖÖ » |
|
HÜKÜM VERMEDEN ÖNCE DÜŞÜNMELİYİZ.HÜKÜM VERMEK KOLAY OLMAMALI.TARAFSIZ, ÖN YARGISIZ VE EMPATİ KURARAK OLAYA FARKLI YERDE DURUP, BAKIŞ AÇIMIZI DEĞİŞTİREREK BAKMAMIZ LAZIM. EMPATİ KURMAK KOLAY DEĞİLDİR VE ÇOK KİŞİ BUNU BECEREMEZ. ÖNEMLİ OLAN KARŞIMIZDAKİNİN YERİNE KENDİMİZİ KOYUP ONUN HANGİ DÜŞÜNCEYLE DAVRANDIĞINI ANLAMAMIZDIR. KİŞİ İLE EMPATİ KURUP ONUN GİBİ DÜŞÜNEBİLİRSEK ONU ANLARIZ. ONU ANLAMAMIZ DA AFFETMEMİZİ SAĞLAR. "BENDE ONUN YERİNDE OLSAYDIM BENDE AYNISINI YAPARDIM" DEDİĞİMİZ NOKTADA KİŞİYİ ANLAMIŞ VE AYNI ZAMAN DA AFFETMİŞ OLUYORUZ.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
emine
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 1
|
 |
« Yanıtla #5 : Aralık 31, 2009, 02:55:57 ÖÖ » |
|
Anlamak bilmek,bilmek affetmektir. Bu söz mevlenanın.Affetmek aslında affettiğimiz insan için değil kendimiz için yaptığımız bir eylemdir.İnsan karşısındakini anlar onunla empati kurarasa affeder.Böylelikle karşısındakine kötü duygu beslemez kin barındırmaz içinde, aslında en büyük iyiliği kendine yapmış olur.Çünkü dışımızdaki bütün kirleri suyla temizleyebilirz ama kalbimizdeki kötü duygular suyla temizlenmez.Eğer kötü duygularımızın yerine affetmeyi sevmeyi aşılamazsak zamanla kalbimiz katılaşır,anlaşılamayacak ve affedilemeyecek hatalar yapmamıza sebep olur. [/color]
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|